E-Mail : haber@haberevi.com
HABEREVİ MEDYA DÜNYASI
Kendi gazetesi YARIN'da HABERTÜRK'ün kendini övmesi ve bunun HABERTÜRK COM'da haber yapılması gazeteciliği..

Her şeyi bir alem bu İstanbul'un ve içinde barındırdığı Medya dünyasının. Ufuk Güldemir yönetiminde ki Habertürk bizim sevdiğimiz ve çok ayrı bir konumda tuttuğumuz medya kuruluşu. Güldemir bir kere bu işi bilen bir adam. İhtirasları oldukça fazla. Piyasada var olanlara nazire yaparcasına, yaratıcılığına, mesleki bilgi ve becerilerine güvenerek, 'yoktan aldıklarımı istersem gazeteci olarak ben yaratırım' görüntü tavrı yansıtmasıyla yoktanları gazeteci olarak tam olarak yaratamamış olsa da, gazeteci olarak ortaya çıkarmasını bilmiştir. Genetik özelliklerle dolayısıyla ticareti de bilen bir kişi. Ama son zamanlarda bakıyoruz mesleki çizgisine, gazetecilikten çok 'ticaret adamlığının genleri' daha ağır basmaya başladı. Bunu da anlayıp hoş karşılamak mümkü, çünkü kolay değil masraflar ağır basıyor. Ama bir şeyi anlayabilmek mümkün değil…! Ufuk Güldemir isminin, Ufuk Güldemir tarafından ne olduğunun farkında olma bilincinden uzaklaşmakta hem de bizzat Ufuk Güldemir kendi kendine… Yani rakiplerinin ona yapmak isteyip de yapamadıklarını bizzat kendisi yapmakta.

30.10.2003
Bu seks düşkünü gazeteciler kim?

Refik Erduran, şu anda hayatta olan dört beş gazetecinin 'çok konuşulacak yaşamlarını', tek karakterde topladı ve medyadaki enteresan ilişkileri de ortaya koyan bir kitap yazdı.
Gazeteci-yazar Refik Erduran, gündeme bomba gibi düşecek bir kitap yazdı. Erduran, medya dünyasında yıldız sayılan bir aydının cinselliği yaşayışını, sektörde dönen oyun ve ikiyüzlülükleri anlattı. Remzi Yayınevi'nden çıkan 'Domuz' adlı kitabında tamamen gerçek olaylara yer veren Erduran, ünlü gazetecinin kim olduğunu yazmadı ancak şu yorumu yaptı:
"Ad verilmeden anlatılan olayların 'Kim?' araştırmalarına konu edilmesi ülkemizde yaygın bir bulmaca eğlencesidir. Bunun da peşine düşüp tahminler yapacaklardır. Çok dedikodu olacak."

30.10.2003
BASIN KARTI VERME YETKİSİ, MESLEK ÖRGÜTLERİNE DEVREDİLEBİLİR...

Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Abdurrahman Bilgiç, "Basın kartlarını verme yetkisini meslek örgütlerine devretme konusunda kıskanç davranmayacaklarını" söyledi. Cumhuriyet'in 80. yılıkutlamaları çerçevesinde, yerli ve yabancı basın mensuplarına Devlet Konukevi'nde bir resepsiyon veren Bilgiç, burada yaptığı konuşmada; basın kartlarını verirken, basın çalışanları ile işverenler arasındaki ilişkiyi düzenleyen 5953 sayılı Yasa'ya uygunluk aradıklarını söyledi ve "Sözleşmelerde yer alan ücret, kıdem ve terfi oranlarına ilişkin düzenlemelerin 5953 sayılı yasaya uygun olması gerekmektedir. Basın kartlarını verme yetkisini de meslek örgütlerine devretmekte genel müdürlüğümüz kıskanç davranmayacaktır'' dedi.

29.10.2003
"MİLLETİN MÜŞTEREK SESİ GAZETECİLER BU AHVAL VE ŞERAİT İÇİNDE DAHİ..."

Cumhuriyetin 80’inci yılının kutladığımız bu günde gazeteci Fikret İlkiz, “milletin müşterek sesi” olan gerçek gazetecilere sorumluluk ve görevlerini anımsatıyor... İlkiz’in, gazeteci – yazar Erbil Tuşalp’in geçen yıllarda kaleme aldığı bir metin üzerinde küçük değişiklikler yaparak hazırladığı seslenişi, uygar ve adil bir toplum düşüyle yaşayan tüm gazeteci, yazar ve okurların dikkatine sunuyoruz...

29.10.2003
GAZETECİ SİNAN KARA YİNE CEZAEVİNDE...

Eski Başbakanlardan Tansu Çiller'in oğlu Mert Çiller'in korumalarını basın yoluyla tehdit ettiği suçlamasıyla yargılanıp bir yıl hapis cezasına çarptırılan gazeteci Sinan Kara dün cezaevine girdi. Datça Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen kararla Urla Cezaevi'ne giren Kara, 144 gün sonra tahliye olacak.

28.10.2003
"URFA'DA MİT VARDI DA BİZ Mİ..."

Radikal yazarı Avni Özgürel’in, Abdullah Öcalan’ı bir tarihte MİT’in bir yan kuruluşunda “ofis –boyluk” yaparken gördüğünü söylemesinin ardından, gazeteci Savaş Süzal da konuya Washington’dan katıldı. "habergazete.com" sitesine Washington'dan yazılar yazan Süzal, "Abdullah Öcalan - MİT ilişkisi”konulu haberi doğrulatmak için MİT Terörle Mücadele Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür’e danışmış... Haberi aktarınca Eymür, önce ciddi ciddi “Olabilir, Şenkal'ın (Şenkal Atasagun’un) ofisinde Abdullah'ı çay servisi yaparken görmüştüm” diyor ve ardından bir kahkaha patlatıp ekliyor; “Öcalan'ı bilmem ama İbrahim Tatlıses'in Diyarbakır'daki MiT binası inşaatında çalıştığını doğrularım!”

23.10.2003
CEM UZAN'DAN BAŞBAKAN'A ZEYTİN DALI...

Bugüne dek hemen her konuşmasında Başbakan Tayyip Erdoğan hakkında sert ifadelere yer veren Genç Parti lideri Cem Uzan, Star TV'de Galatasaray - Olympiakos maçı devre arasında Başbakan'a "zeytin dalı" uzattı... Daha önceleri "AK Parti'nin Başkanı" şeklinde hitaplarıyla hatırlanan Uzan, bu kez "Sayın Başkan" ifadesini kullandı; sakin ve uzlaşmacı bir tavır sergiledi. GP mitinglerinden vatandaş manzaraları ve elinde Türk bayrağıyla kendi fotoğraflarının da yayımlandığı "reklam"da Cem Uzan, İmarbank mudilerine ait görüntüler ekrana geldiğinde; ''İnsanın yüreğini parçalıyor, değil mi? Gerçekten katlanılması çok zor bir durum." dedi ve Başbakan'a seslendi: "Ben ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Gelin bir adım da siz atın. Gelin güldürelim bu insanların yüzünü. İnanın bana, 15 dakikada çözülecek bir meseledir."

22.10.2003

Anasayfa :: Finans Dünyası :: Ekonomi&İş Dünyası :: Baş Yazı :: Baca :: Siyaset :: Yargı :: Güncel
Magazin :: Ankara Yaşam :: PORTRE :: Sağlık :: Suflör :: Vurgu :: Medya Dünyası :: Bilişim
Yerel Yönetimler :: Künye :: Reklam

© Copyright HABEREVİ
Her Hakkı Saklıdır. E-Mail : haber@haberevi.com