|
Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Abdurrahman Bilgiç, "Basın kartlarını verme yetkisini meslek örgütlerine devretme konusunda kıskanç davranmayacaklarını" söyledi.
Cumhuriyet'in 80. yılıkutlamaları çerçevesinde, yerli ve yabancı basın mensuplarına Devlet Konukevi'nde bir resepsiyon veren Bilgiç, burada yaptığı konuşmada; basın kartlarını verirken, basın çalışanları ile işverenler arasındaki ilişkiyi düzenleyen 5953 sayılı Yasa'ya uygunluk aradıklarını söyledi ve "Sözleşmelerde yer alan ücret, kıdem ve terfi oranlarına ilişkin düzenlemelerin 5953 sayılı yasaya uygun olması gerekmektedir. Basın kartlarını verme yetkisini de meslek örgütlerine devretmekte genel müdürlüğümüz kıskanç davranmayacaktır'' dedi.
Bilgiç, iletişim sektöründe teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediğini, ayakta kalabilmenin daha çok fedakarlık ve değişime uyumsağlama yeteneğini zorunlu kıldığını kaydetti.
Cumhuriyet'i her yıl daha görkemli bir şekilde kutladıklarını, sevinç ve coşkularını yerli ve yabancı gazetecilerle paylaşarak büyüttüklerini söyleyen Bilgiç, Türkiye'nin geçen yüzyılın başlarında, kendi iradesi ve kararı ile başlattığı değişim süreciyle tüm dünyayı şaşırttığını ifade ederek, şöyle konuştu:
''Bugün de demokrasisini kökleştirip, özgürlüklerini genişleterek Avrupa Birliği ve evrensel standartlara eriştirmek yolundaki çabalarıyla dünyanın ilgisini çekmektedir.Atatürk'ün, (başlı başına bir güç, bir okul, bir yol gösterici) diyerek önemini ve gücünü ortaya koyduğu basınımız, Cumhuriyet değerlerinin yerleşmesinde ve Türkiye'nin çağdaşlaşmasında önemli bir rol üstlenmiştir.''
-''ÖNEMLİ AKTÖRLERDEN BİRİ...''-
Türkiye'de medyanın; gazeteleri, dergileri, ajansları, radyoları, televizyonları ve internet basınıyla büyük bir sektör haline geldiğinianlatan Bilgiç, matbuattan, iletişim çağına giden sürecin önemli aktörlerinden birinin de Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü olduğunu söyledi. Bilgiç, Cumhuriyet'ten önce, 7 Haziran 1920'de kurulan Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün, Türkiye'nin içte ve dışta tanıtılmasına, basının gelişmesine, alanla ilgili hukukiüst yapının oluşmasına, gazeteciliğin meslek olarak tanımlanmasına ve etik değerlerinin oluşumuna katkıda bulunduğunu anlattı.Kitle iletişim alanında yer alan araçların, teknik olarak birbirinden ayrı özellikler taşıdığını vurgulayan Bilgiç, bu özelliklerin de farklı hukuki statüleri gerekli kıldığını kaydetti. Bilgiç, ''Örneğin yazılı basın organları bütün dünyada yaygın olarak bildirime bağlıyken, görsel yayın araçları, televizyonlar uluslararasıhukuk sözleşmelerinde de izne bağlanmıştır. İnternet yayıncılığının ise ulusal hukuki düzenlemelere sığmadığı bir gerçektir'' diye konuştu.
-''ULU ÇINARLARIMIZ VAR''-
Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Abdurrahman Bilgiç, meslekte 50. yılını geride bırakan gazetecilerin, şartlar ne olursa olsun mesleki tutkularından vazgeçmediklerini belirterek, şöyle devam etti:
''Ne mutlu ve gurur verici ki Türkiye'de gazeteciliğin birikimine katkılarda bulunmuş ulu çınarlarımız var. Onlar mesleğe başladıklarında imkanlar kısıtlı, teknoloji bugüne göre çok geriydi. Ogünlerde belki de hayal ettikleri daktilolar, bugün müzelik oldular ama onlar kendilerini yenileyerek, üretmeye ve genç gazetecilere örnekolmaya devam ediyorlar. Huzurunuzda hepsine saygılarımı sunuyorum.''Bilgiç'in konuşmasının ardından, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün kuruluşundan bugüne kadar kullandığı iletişim araçları ile arşivinden Atatürk fotoğraflarının yer aldığı sergi, konuklarca gezildi.
|