|
Bugüne dek hemen her konuşmasında Başbakan Tayyip Erdoğan hakkında sert ifadelere yer veren Genç Parti lideri Cem Uzan, Star TV'de Galatasaray - Olympiakos maçı devre arasında Başbakan'a "zeytin dalı" uzattı... Daha önceleri "AK Parti'nin Başkanı" şeklinde hitaplarıyla hatırlanan Uzan, bu kez "Sayın Başkan" ifadesini kullandı; sakin ve uzlaşmacı bir tavır sergiledi. GP mitinglerinden vatandaş manzaraları ve elinde Türk bayrağıyla kendi fotoğraflarının da yayımlandığı "reklam"da Cem Uzan, İmarbank mudilerine ait görüntüler ekrana geldiğinde; ''İnsanın yüreğini parçalıyor, değil mi? Gerçekten katlanılması çok zor bir durum." dedi ve Başbakan'a seslendi: "Ben ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Gelin bir adım da siz atın. Gelin güldürelim bu insanların yüzünü. İnanın bana, 15 dakikada çözülecek bir meseledir."
Cem Uzan konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Artık bu insanların sesine kulak verme zamanı geldi de geçiyor. Aileleriyle birlikte milyonlarca insan hiç hak etmedikleri , hiç beklemedikleri bir duruma düştüler. İmar Bankası mudileri, elinde ÇEAŞ ve Kepez hissesi bulunan yüz binlerce insan gerçekten çok zor durumda. Samimi olarak söylüyorum, bunun böyle olmasına hiç gerek yoktu. Siyasi bir hırsla gelinen bir noktadır. Ancak hala bir çözüm var. Hem de çok kolay bir çözüm. İmar Bankası olayı bir kısım medyada anlatıldığı gibi bir olay değil. İmar Bankasında bir hortumlama yok. Kimse buna hortumlama diyemez.
İmar Bankasına içi boşaltıldığı için el konulmadı. Burada durum farklı. İmar Bankası en büyük gelir kaynağı olan ÇEAŞ ve Kepez'e haksız yere el konulduğu için zor duruma düştü. Bir ÇEAŞ ve Kepez deyip geçmeyin. Bunlar Türkiye'nin en büyük ve en verimli şirketleri. Çukurova Elektrik'te 7 ve Kepez'de 4 tane olmak üzere toplam 11 tane enerji barajından söz ediyorum; bunlar bizim milli servetimiz. 4700 kilometrelik iletim ve dağıtım hatları, yıllık 5 milyar kw /saat üretim kapasitesi, 2000 kişiye iş imkanı, yıllık 1 katrilyon gelir ve yıllık 140 milyon dolar vergi veren ülkemizin gurur kaynağı şirketler. Kimse bir hortumlama olayından söz edemez burada. Bu şirketlerin geri verilmesiyle de ortada hiç bir mesele kalmaz. Mağdur insan kalmaz, göz yaşı kalmaz. Bütün mudilerin sorunu çözülür... Bu kadar basit.
Memleketimiz gerçekten çok zor günler geçiriyor. Her üç kişiden birisi işsiz. 10 milyona yakın insan açlık sınırında yada açlık sınırının altında yaşıyor. Bu kadar büyük sorunlar varken milletin üstüne bir de bunu yüklemeyin. Gelin çözüme doğru bir adım da siz atın. Gelin bu problemi birlikte çözelim. Ben gerçekten bunu siyasi bir malzeme olarak kullanma niyetinde değilim. Benim amacım bu değil.. Samimi olarak söylüyorum bu değil. Bakın ben bu konuşmayı yapmadan önce günlerce düşündüm. Kendi kendime ''acaba nasıl bir konuşma yapmalıyım ki iktidar daha da zor duruma düşmesin'' dedim. Bu konuşmayı defalarca değiştirdim. Yanlış anlaşılmaktan çekindim. Çünkü amacım gerçekten iktidarı zora sokmak değil, amacım sadece bu insanların mağduriyetine son vermek ve bu yükün milletin üzerine binmesini engellemek. Bunun mümkün olduğunu biliyorum. Bunun çok kolay olduğunu da biliyorum. Bu şirketlerin bu yükün altından kolayca kalkabileceğini de biliyorum.
Sayın Başbakan, Ben istediğiniz zaman bu konuyu sizinle konuşmaya hazırım. Sizinle bu mağdur insanlar için asgari müşterekte buluşmaya ve anlaşmaya hazırım. Ben Başbakanlığın merdivenlerinden göğsümü gere gere çıkar ve sizinle masaya otururum. Gelin siyasi rekabeti bir kenara bırakalım, gelin şahsi duyguları bir kenara bırakalım. Birbirimizi sevmek zorunda değiliz. İkimizin de amacı bu millete hizmet etmek ise gelin bu meseleyi birlikte çözelim. Devlet adamlığı da bunu gerektirir zaten. Ben ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Gelin bir adımda siz atın. Gelin güldürelim bu insanların yüzünü. İnanın bana bu mesele 15 dakikada çözülecek bir meseledir. Yeter ki siz bu sorunu çözmeyi gerçekten isteyin. Yeter ki siz bu insanların gözyaşlarını dindirmeyi gerçekten isteyin.''
SİZİN YORUMLARINIZ
Tüm Haberler:
|